Birçok evli çiftin arasında açıkça konuşulmasa da içten içe yaşanan bir gerilim vardır: “Bu gece kim başlatacak?” sorusu…
Bulaşıkları kimin yıkayacağı, çöpü kimin çıkaracağı kadar gündelikleşmemiş bir konu bu. Ama aslında en az onlar kadar doğal ve konuşulabilir olmalı. Hadi gel, bu konuyu biraz birlikte deşelim.
Bu mesele biraz da yılların tozunu yutmuş rollerden geliyor. Hani bazı evlerde televizyon kumandası hep “babanın elindedir” ya, kanal değiştirme hakkı da karar verme gücü de onda sanılır. İşte cinsellikte de yıllardır kumanda genelde erkeklerin elinde gibi gösterildi. Başlatmak da, durdurmak da sanki onların sorumluluğuymuş gibi…
Birçok erkek, yıllar içinde “başlatan taraf” olmaktan hem duygusal hem fiziksel olarak yorulabiliyor. Kadınlar ise bazen kendi arzularını bastırıyor, bazen de arzularının varlığını bile sorguluyor. Oysa ilişkide denge, bu başlangıç cesaretinin paylaşılmasında gizlidir.
İstek göstermek, kırılganlık değil; ilişkiyi sahiplenmenin bir şeklidir. Kadınlar için bu konuda birkaç doğal ama etkili yol var:
Sexting: Gün içinde gönderilen küçük, imalı mesajlar bir nevi “akşam ne pişsin?” demek gibidir ama bu kez sofrada arzular vardır. “Dün geceyi düşündüm de…” yada “Bu gece seni istiyorum” gibi cümleler, erkekler için hem heyecan verici hem de değerli bir iletişim biçimidir.
Cilve: Ufak bir dokunuş, beklenmedik bir öpücük, yatakta ayaklarını birbirine dolamak… Bunlar sözsüz çağrılardır, çoğu zaman sözden daha etkili olur.
Cinselliği çağrıştıran giysiler: Herkesin tarzı farklıdır ama bazen salaş bir tişört yerine saten bir gecelik ya da vücuda oturan bir kombin, içinde hiçbir kelime olmayan ama anlamı çok güçlü bir davet olur.
Beden dili ve bakışlar: Göz teması, dudak ısırmak, yakın temas kurmak gibi basit davranışlar bile “yakın olmak istiyorum” demenin yoludur.
Açık konuşmak: “Bu gece sana sarılmak istiyorum” gibi içten ve net ifadeler, karşı tarafın duygusal bariyerlerini yıkmak için çok güçlü bir anahtardır.
Ve unutma: Erkeklerin çoğu, partnerlerinden gelen açık ya da gizli işaretleri büyük bir memnuniyetle karşılar, çünkü bu, ilişkide yalnız olmadıklarının bir göstergesidir.
Düşünsene, arabayı sen kullanıyorsun ama eşin haritayı tutuyor. Eğer onu sürekli “Ben biliyorum, sen sus” diye bastırırsan bir süre sonra haritayı katlayıp kenara koyar. Oysa yolda kaybolmamak için ikinizin de katkısına ihtiyaç var.
Erkekler, cinsellikte sadece aktif taraf olmak zorunda olmadıklarını hissettirdikçe, kadınlar da duygularını ve arzularını daha rahat ifade etmeye başlar.
“Senin ne istediğin benim için önemli” diyebilmek, bazen başlatan olmaktan çok daha güçlü bir adımdır.
Tüm bunlar, kadınların duygusal el frenini bırakıp yola çıkabilmesi için gereken yakıttır.
Son Söz: Cinsellik Başlatılmaz, Paylaşılır
Kim başlattı, kim başlatmadı tartışması yerine, “Bu gece neyi birlikte yaşayabiliriz?” sorusunu sormak belki de daha doğru olur. Çünkü iyi bir cinsel hayat, başlatan tarafı değil, birbirini duyabilen iki kalbi ister. Nasıl ki bir piknikte herkes sofrasına bir şey getirir, bu masaya da arzular, ilgi, şefkat ve istekler birlikte taşınmalı.
*Film Önerisi: Hope Springs (Aşk Yeniden)
Meryl Streep ve Tommy Lee Jones’un evli bir çifti canlandırdığı bu film, yıllar sonra ilişkilerini canlandırmaya çalışan bir çiftin içten hikayesini anlatıyor. İlişkide diyalogun ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu, tatlı bir mizahla gösteriyor.

Gizliliğinizi önemsiyoruz. Lütfen okuyunuz: KVKK Sözleşmesi.